Bahçeli’den deprem yorumu: Keşke riskli binalarda oturulmasaydı

Partisinin grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli, yüzden fazla insanın yaşamını yitirdiği İzmir depremiyle ilgili, “Keşke riskli binalarda oturmak tercih edilmeseydi” dedi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Yüzden fazla insanın yaşamını yitirdiği ve onlarca yaralının olduğu İzmir depremi ile ilgili konuşan Bahçeli, “Keşke riskli binalarda oturmak tercih edilmesiydi” dedi.
Olası İstanbul depremi ile ilgili de acilen hazırlık yapılması gerektiğini belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Betondan, demirden çalan insan müsveddelerine zamanında tepki gösterilseydi. Ölüm bu kadar ucuz olmamalıdır. Hayatları söndüren deprem değil tedbirsizliktir. Bundan kaçış yoktur. İzmir’deki depremi siyaset malzemesi yapanlar bu milletin evladı olmayanlardır. İzmir’imize gavur benzetmesi yapanlar bu vatana, millete kasıt etmişlerdir.”

CHP’yi hedef aldı

CHP’ye yüklenen Bahçeli, “Devleti suçlamakla, mücadeleyi sulandırmakla amaçlanan nedir? Kirli niyet sahipleri hayasız değil midir? CHP yönetimine soruyorum, siz de hiç mi vicdan kalmadı. CHP Genel Başkanı’nın depremden bir gün sonra afet alanına gitmesi mücadelenin merkezine İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni yerleştirmesi gafilliktir. Deprem enkazı üzerinde siyaset yapayım derken hamaset çukuruna yuvarlanmışlardır. CHP demek karanlık demektir.  Bu kireçlenmiş zihniyetin yaptığı tek şey milletin sırtına hançer sallamaktır. İnsanlık tercüme edemediği yeni bir durumla yüz yüze kalmıştır” dedi.

Pandemi

Pandemiye dair konuşan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplumsal güveni ayakta tutmak varken kuşkuya yaslanmak ahmaklık işaretidir.  Koronavirüs’le mücadelede tedbirlere uyarsak cephemiz yıkılmayacak, varlığımız zarar görmeyecektir.  Maske, mesafe, temizlik şartlarına bağlılık devamlı vurgulanırken Boğaz’a nazır mekanlarda Cadılar Bayramı’nı düzenleyip, vur patlasın çal oynasın demek en hafif tabirle pespayeliktir. Cadı olmak için bayrama ihtiyaç yoktur. Şımarık bir şekilde hastalığı bulaştırmak cinayet olmayacak mıdır?”