12 saat çalışma, öğlen sandviç, yevmiye cezası, yüzlerce vaka

Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde pandemiye rağmen üretim son hızıyla sürüyor. Evrensel gazetesi,  faaliyet yürüten fabrikalardan işçilerle yaşadıklarını konuştu.

Pandemide ilk sıraya yerleşen Ankara’da, vaka artışlarında işçi ve emekçilerin yaşadığı ilçeler dikkat çekiyor. Emekçiler arasında salgının daha fazla yayılması artık yetkililer tarafından da kabul edilmesine karşın, vaka artışına özellikle bayram ziyaretleri ve düğünlerin neden olduğu öne sürülüyor. Ancak binlerce işçinin dip dibe 12 saat geçirdiği fabrikalardaki çalışma koşulları, işyerlerinin adeta virüs yuvasına döndüğüne işaret ediyor. Başkentte birçok fabrikanın yer aldığı Sincan’da Ankara Valisi, ilçe belediye başkanı ve kaymakam esnafı ve toplu ulaşım araçlarını kontrol ederken, Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde salgına rağmen üretim son hızıyla sürüyor.

Evrensel’den Gökhan Çelik, Sincan OSB’de faaliyet yürüten fabrikalardan işçilerle, yaşadıklarını konuştu. İşçiler en iyi durumdaki fabrikada en az 10-12 vaka olduğunu söylerken, bazı fabrikalarda çalışan işçilerin durumu çok daha kötü. Örneğin; 45 pozitif vakanın olduğu Ersa’da üretim durduruldu. Hidromek, Aselsan, Mefa, Bozankaya Otomotiv, Mikropor, Erkunt Traktör, Eaton’da işçilerin anlattıkları, patronların kâr için işçilerin canını nasıl hiçe saydığını gözler önüne seriyor.

Pandemi ağırlaştıkça işçiler üzerindeki baskı da artıyor. Mefa’da çok sayıda işçi hastalanınca üretim devam etsin diye işçiler 12 saat, iki vardiyada çalıştırılıyor. Eaton’da ise üretim alanında dip dibe çalıştırılan işçilere molada yan yana oturdukları için yevmiye kesme cezası verildi.

Aselsan’da salgın önlemi olarak öğle yemeğinde hâlâ sandviç dağıtıldığını anlatan bir işçi “İçimiz kurudu” derken, bir başkası vakalara rağmen sipariş yetiştirdiklerini anlatarak, “Abi her şey işçinin canından daha değerli” dedi.

İşçi kalmayınca iki vardiya, 12 saat çalışmaya geçildi

Mefa’dan bir işçi günde 6-7 kişinin hastaneye götürüldüğünü söyledi. Hasta işçilerin sayısının 100’ü geçtiğini belirten işçi, tam sayının ise açıklanmadığını dile getirdi.

4 yıldır Mefa’da çalıştığını söyleyen başka bir işçi ise “3 vardiyayı dolduracak kadar işçi kalmadığı için saat 8’den 8’e 2 vardiya halinde çalışıyoruz. Yani bu koşullarda, günde 12 saat, mesaili çalışıyoruz ama üretim durmuyor” diye konuştu.

Üretimde sıkıntı yok molada ceza var

Eski adıyla Ulusoy Elektrik, yeni adı ile Eaton fabrikasında bir metal işçisi, fabrikada bazı işçilere sosyal mesafeye uymadıkları gerekçesi ile bir yevmiye kesme cezası verildiğini söyledi. Durumdan son derece öfkeli olduğunu dile getiren işçi sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim bölümde değil, başka bir bölümde oldu. Arkadaşlar molada otururken müdür bunları görüp bağırmaya başladı. Sonra da maaşlarından bir yevmiye kadar ceza kestiler. İçeride göstermelik önlemlerle çalışıyoruz. Görmeniz lazım, herkes dip dibe, yemekhanede de öyle… Ama molada açık havada yan yana oturunca para cezası veriliyor.”

“Abi her şey işçinin canından daha değerli”

Ankara’nın en büyük fabrikalarından olan Aselsan’da ise her gün en az 10 pozitif vaka çıktığı iddia ediliyor. İşçiler fabrikanın çok kalabalık olduğunu ve ne önlem alınırsa alınsın bunun önüne geçmenin mümkün olmadığını söylüyorlar. İşçilere göre tek mantıklı önlem üretime ara vermek ve bütün personeli karantinaya almak. Ama siparişler olduğunu ve üretime ara verilmesinin mümkün olmadığını söylüyorlar. “Siparişler canınızdan daha mı değerli?” diye sorunca “Abi her şey işçinin canından daha değerli” diye cevap verdi. Önlem olarak kaldırılan öğle yemekleri yerine aylardır sandviç verildiğini anlatan işçi, “İçimiz kurudu sandviç yemekten. Bir çorba içemez olduk. Peki bu salgını önlüyor mu? Önlemiyor. O zaman derdiniz ne? İşte, biz her önlemi aldık diyecekler. Kardeşim, aldığın önlemle ancak vicdanını rahatlatırsın. Vakalar azalmıyor ki?” dedi. İşçi hükümetin de fabrika yönetiminin de aylardır işçileri korumak yerine göstermelik önlemler aldığı düşüncesinde.

“Test olmaya gittik, hasta olmayalım diye döndük”

Mikropor fabrikasında çalışan bir işçi ise hükümete tepkisini “Açık havada ailece yaptığımız piknik yasak. Açık havada 3 arkadaş balığa gitmemiz yasak. Ama yüzlerce vatandaş bir fabrikaya girip çalışmak serbest. Şimdi bu göz boyama değildir de nedir?” sözleriyle dile getirdi. Sağlık Bakanlığı verilerinin de inandırıcılıktan uzak olduğunu dile getiren işçi “Hastanelerle övünürken bilmem kaç bin yatak kapasitemiz var diye övünüyorlar ama açıkladıkları bin civarında entübe hasta sayısı ile bütün hastaneler felç olmuş durumda ne hikmetse. Nereye gitsek çökmüş. Bir test yaptıralım diye gittik ana baba günü. İçerde dursan sağlıklıysan bile virüsü kaparsın. Eşime dedim ki ‘Yürü gidelim, hasta olup olmadığımızı öğreneceğiz diye hasta değilsek de hasta olacağız’ Eve geldik. İş yerinde dikkat etmeye çalışıyorum. Hanım da evden çıkmıyor. Ama böyle kendi çabamızla nereye kadar” diye konuştu. Ankara’da kamu özel ayırt etmeksizin bütün iş yerlerinin 14 gün kapatılması gerektiğini ifade eden Mikropor işçisi “2 hafta bari ver ücretli izni, faturaları falan da devlet ödesin, kimse evden çıkmasın bak bakalım virüs kalır mı? Şimdi bu benim dediğimi devleti yönetenler görmüyor mu? Görüyor. Ama ücretli izin işlerine gelmiyor. IBAN veriyorlar” dedi.

Önlem var ama göstermelik

Bozankaya Otomotiv’de 3 yıldır çalıştığını söyleyen bir işçi, iş yerinde pek çok önlemin alındığını ama bunların aslında göstermelik olduğunu söyledi. “İş yerinde onlarca kişi yan yana çalışıyoruz. Sonra birileri bize maske takın, sosyal mesafeye uyun diyorlar. Beni mi kandırmaya çalışıyorsun, kendini mi kandırmaya çalışıyorsun” diye tepki gösteren işçi, organize sanayi bölgesindeki fabrikada şu anda yaklaşık 10 kişinin pozitif olduğunu, alınan önlemlerin göstermelik olduğu dile getirdi. “Evet, girişte ateşimizi ölçüyorlar, içeride de her yere dezenfektan koydular. İçeride de bazı önlemler aldılar. Ama bunların hiçbiri fabrika ortamında işe yaramaz” diyen işçi, hükümetin sayıları yuvarlamayı bırakıp gerçek önlemler alması gerektiğini ifade etti.

Erkunt Traktör fabrikasında da testleri pozitif çıkan ve temaslı olduğu için evde karantinaya ayrılan işçilerin sayısı 60’ı geçmiş durumda. İşçiler, karantinaya alınanlardan sonra fabrikada diğer herkese test yapıldığını ama sonuçların e-devlette görünmediğini ifade etti. Fabrika yönetimi testlerin tamamının negatif çıktığını söylüyor ama işçiler için bu açıklama inandırıcı değil. “İçeride dip dibe çalışıyoruz. Kolum yanımdaki arkadaşa değiyor yani… Bir kişi hastalansa herkes hastalanır” diyen bir Erkunt işçisi herkesin kendi sağlığından endişeli olduğunu belirtti.

Evrensel’e konuşan Erkunt Traktör Genel Müdürü Tolga Saylan, şu ana kadar 12 kişide testin pozitif çıktığını söyledi. Serviste, bölümde veya soyunma odasında temaslı işçilerin de karantina için evlerine gönderildiğini belirten Saylan, “14 gün evde oluyorlar ve testleri üst üste 2 kere negatif gelmezse fabrikaya almıyorum. Yeri geldi 100 kişiyi evine gönderdim. Hâlâ 24 kişi izole durumda. Sanırım arkadaşlarımız temaslı olanların testinin de pozitif çıktığını düşünüyor” dedi. Fabrikadaki  önlemleri sorduğumuzda ise Saylan şunları söyledi: “Yemekhanem 3 aydır kapalı, dışarıdan paket getiriyorum. Her gün 4-5 maske dağıtıyoruz. 10 metre arayla konulan dezenfeksiyonların yanı sıra belki çalışırken gitmeleri zor olur diye her işçinin cebine de bir şişe verdik. Fabrika ve servisler her gün dezenfekte ediliyor. Bir işçiyi sadece bölümleri dolaşıp maske ve mesafe konusunda uyarmakla görevlendirdik” dedi. Diğer firmalardan ise aramamıza rağmen dönüş yapılmadı.

Hidromek’te vakalar gizleniyor mu?

Hidromek fabrikasında ise 120 işçide Kovid-19 hastalığına rastlandığı iddia ediliyor. Fabrika yönetiminin özel bir hastane ile anlaşarak herkese test yaptırdığını aktaran işçiler, test sonuçlarını internet üzerinden göremediklerini, bu yüzden vaka sayılarının gizlendiğini düşündüklerini söyledi. Üretime bir süreliğine ara verildiği bölümler olduğunu aktaran işçiler “Ancak siparişleri yetiştirme kaygısı hâlâ yöneticilerde ağır basıyor” diyerek işçilerin sağlığının sadece böyle zorunlu koşullarda gündeme alındığını anlattı. Fabrikanın içine dair yeni önlemlerin daha önceden alınması gerektiğini belirten işçi, özellikle bazı bölümlerin çalışma alanlarının birbirine yakın olmasına dikkat çekiyor. Vakalar artmaya başlayınca tedirginliğin de arttığını ifade eden işçi, “Çalıştığımız süre boyunca canımızın korkusunu yaşıyoruz” dedi. İşçiler arasında dayanışma ihtiyacının da arttığını söyleyen işçi, pozitif çıkan arkadaşlarının ihtiyaçlarına yetişmeye çalıştıklarını söyledi.